Hitler ve İkinci Dünya Savaşı

1889 ….. Kısa Özgeçmişi

Adolf Hitler 1889 da gümrük memuru bir babanın oğlu olarak Avusturya’da dünyaya gelmiş. En büyük hayali ressam olmakmış. Gençlik yıllarında askeri kitaplar okumuş, savaşlarla ilgili bilgiler ilgisini çekmiş. 13 yaşında babası ölünce liseyi bırakmış, yetim çocuklar pansiyonuna yerleşmiş. Resim çizmeyi bırakmamış, Güzel Sanatlar Akademisi sınavlarını başaramayınca babasından kalan yetim maaşı ile hayatını devam ettirirken, 18 yaşında annesini de kaybedince Viyana’ya gitmeye karar vermiş. Bu dönemde yahudi problemlerini gözlemlemiş, siyah saçlarından ötürü arkadaşlarının ona yahudi demesini çok içerlemiş ve Viyana’dan nefret etmiş.

Mimar ve ressam olmak hayalinin yanında en büyük lüksü operaymış. Özellikle Wagner’e olan hayranlığı. Güzel Sanatlar Akademisi için tekrar sınavlara girmiş, fakat yine başarısız olmuş. 21 yaşında, babadan kalan yetim aylığını da kardeşine verince, evsizler yurdunda, bazen de işçilerle birlikte bir evde düşük kira ödeyerek, zamanını kitap okuyarak ve beste yaparak geçirmiş..

Viyana’ya gelmeden önce memleketi olan Linz şehrinde Stefanie adında bir kadına aşık olmuş onu unutamamış. Viyana’da kazanacağı başarılarla onu etkilemek istemiş. Kadınlar tarafından çok çekici bulunmasına rağmen aşkına sadık kalmış hiçbirine yüz vermemiş. Hitler hayvanları çok sever onların işkence görmesine tahammül edemez, içki içmez ve sigara kullanmazmış. İleride Viyana için hayalleri arasında birlikte varoşlarda yaşadığı, banklarda yattığı işçiler için geniş, aydınlık konutlar tasarlamak varmış. Kendi çizdiği kartpostalları sokaklarda satıp, topluluklarda nutuklar atması onun deli olduğu izlenimini uyandırmış. Yahudi olan Psikanalizin yaratıcısı  Freud’dan da  nefret eder, onun üst sınıfa mensup olmuş bir Yahudi olduğunu düşünmüş.

Yahudilere olan düşmanlığının temelini bu şehirde Viyana’da atmış. Avusturya krizinin asıl sorumlusunun Yahudiler olduğunu bilinçaltına yerleştirmiş

23 yaşında Münih’e gitmiş mimariyle ilgilenmiş. Avusturya kendisini asker kaçağı ilan edip tutuklamış fakat sağlıksız bularak serbest bırakmış ve tekrar Münih’e dönmüş. Birinci Dünya Savaşında da gönüllü olarak savaşmış. Ordu gazetesinde karikatürler çizmiş, savaş sırasında ki başarıları nedeniyle iki nişan almış, bacağından yaralanınca gazi nişan unvanını da bunlara eklemiş. Orduda daha fazla yükselememesinin nedenlerinden biri Alman vatandaşı olmamasından kaynaklansa da kendisini tutkulu bir Alman vatandaşı olarak görmüş her zaman.

Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalan Versay antlaşması  şartlarına karşı çıkınca, Alman İşçi Partisine girmiş, parti içinde ki karşıt görüşlere rağmen Führer (Yol gösterici, kılavuz) ilan edilerek ve partinin  adını Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi olarak değiştirerek, parti üyelerine de Nazi denilerek dünyanın en büyük diktatörü olmuştur.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön