Kommagene

K O M M A G E N E

FB_IMG_1539947688858
20181010_170954
20181010_173809
20181010_170854
IMG-20181010-WA0108
20181010_170918
20181010_170929
20181010_173140
20181010_165208
IMG-20181011-WA0020
IMG-20181010-WA0107
20181010_173115
20181010_170859
20181010_171000
20181010_170903
20181010_173823

KOMMAGENE NEDİR Mİ?

KOMMAGENE KİMDİR Mİ?

 

      Kommagene deyince, bugün aklımıza çiğ köfte gelir, peki çiğ köfteye bu isim niye verildi dersiniz?                                                Bundan 4000 yıl önce Kommagene olarak bilinen bu topraklarda (Adıyaman ve yöresi) Nemrut Krallığı hükmediyordu.                         Kral Nemrut'un babası, rüyasında doğacak bir oğlan çocuğunun, tahtını alacağını görür. Bunun üzerine krallıkta doğan bütün çocukları öldürme emrini verir. Fakat kendi oğlu Nemrut'u, birileri kurtarmak amaçlı nehre bırakırlar. Dişi kaplan namara Nemrut'u bulur ve büyütür. Nemrut yıllar sonra çete kurar ve  kral olan babasını tanımadığından onu da öldürür ve tahta geçer, ülkeyi zalimce  yönetir.

    Bu zamanda halk, putlara tapmaktaydı. Tek tanrıya inanan Hz İbrahim putlarla dolu tapınağa girerek en büyüğü hariç hepsini baltayla kırar ve baltayı da en büyük putun boynuna asar.

Putların kırıldığını gören halk, Hz İbrahime ‘’sen mi yaptın?’’ diye soraralar. Hz İbrahim ‘’büyük put yaptı’’ deyince halk buna inanmaz. Hz İbrahim de ‘’buna inanmıyorsanız, nasıl onu tanrı olarak kabul ediyorsunuz?’’ der. Ve halk bu olaydan etkilenir. Putların tanrı olup olmadığını sorgulamaya başlarlar.

    Nemrut buna sinirlenir ve İbrahim in ateşte yakılmasını emreder. Bütün odunlar toplanır, ve halkın ateş yakması yasaklanır. Ateş yakmak yasak olunca halk yemek pişiremez olur. Bir avcı avladığı bir geyiği evine götürür ama ateşte pişiremeyeceğinden, karısıyla geyiğin, yağsız yerinden bir parça alıp bunu döverek, ezerler, bulgur, baharat, tuz, acı biberle yoğururlar ve bugünkü çiğ köfte ortaya çıkar.

İkinci rivayete göre ise;

   Kral Nemrut bir rüya görür Müneccimler rüyayı şöyle yorumlarlar.                             ''Yeni bir peygamber gelecek, saltanatını yıkacak, ona göre tedbir almalısın.''

    Bunun üzerine Nemrut çocuk sahibi olmayı yasaklar. Doğan çocuklar erkekse öldürülecek, kızsa bırakılacak emrini verir. Tam da bu sırada Hz İbrahimin annesi hamiledir. Babası da, Nemrut un yasağını  bildiğinden annesi gizlice bir mağaraya gider, orada doğumu yapar.  Bu süre içinde yeri belli olmasın diye ateş yakmaz ve çiğ köfte yaparak yeme ihtiyacını karşılar. Doğumdan sonra da kocasına ‘’Bebek  çok zayıftı, öldü’’ diyerek yalan söyler, arada mağaraya gidip emzirir. 17 yaşına kadar ibrahim mağarada büyür. Annesinin mağarada kaldığı süre içinde yediği, bugünkü çiğ köftedir.

Üçünçü rivayet ise;

    Kral Nemrut, Allaha inanan halka, zulüm etmeye başlayınca, Hz İbrahim iman eden müminlere sürülerini alıp dağlara gitmelerini,  yanlarına besin değeri yüksek bulgur da almalarını tavsiye eder. Yerleri belli olmasın diye ateş yakmayan müminler, kestikleri hayvanları kaya tuzu içinde kuruturlar. Kuruyan etlerin içindeki yağ ve sinirleri tahta tokmaklarla döverek ayırırlar, baharat ve bulgurla karıştırılarak  bugünkü çiğ köfteyi yaparlar.

 

Gelelim Kommagene Krallığına

    Bundan 2000 yıl önce  günümüz Adıyaman Kahramanmaraş, Gaziantep yöresinde kurulan Kommagene Krallığının en önemli kralı I. Antiochos idi.

    Batılıların yani Yunanlıların dini ile, doğuluların yani Perslerin dinin birleştirip, yeni bir din yaratmaktı amacı, Nemrut dağını da bu dinin merkezi yaparak, buradan bütün dünyaya yayacaktı. Böylece ölümsüzlüğe kavuşacaktı. Bu yüzden  kendisini tanrı ilan etmişti.

    Nemrut dağının en üst noktasına kendisi için bir anıt mezar ve bu anıt mezarın üzerine kırma taşlardan bir tümülüs inşa ettirmiştir.            Tümülüsün  3 tarafına da kutsal alanlar yaptırmıştır.                    Doğu ve batı terası olarak adlandırılan bu alanlarda belli bir sıra izleyen,  blok halinde heykeller, kabartmalar, yazıtlar vardır.                        Heykeller her iki tarafta da şu şekilde sıralanmıştır. Kral I. Antiochos- Kommagene Tyche- Zeus- Apolla- Herakles.      Babasına derin saygı duyan fakat annesini herseyin üstünde tutan Antiochos, heykellerin arasında annesiyle kendisini ölümsüzleştirmiştir. Kommagene kralı olarak kendini,  Kommagene anası olarak annesini heykellerin arasına yerleştirmiştir.

    Buradaki aslan heykeli yeryüzündeki gücü, kartal da gökyüzünün gücünü temsil eder.          Heykellerin arkasında da kralın vasiyetinin yazılı olduğu bir kitabe vardır. Bu yazıta göre, kendinden sonra gelecek krallar  tapınağı güzelleştirecek, tapınağı ziyete gelenler en iyi şekilde ağırlanacak, onlara en iyi şaraplar ikram edilecek, eğlenmeleri için müzisyenler görevlendirilecektir.

    Kral Antiochos, kutsal alanı ve mezar anıtı bitiremeden ölmüş fakat yaptırdığı heykeller yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmıstır.

    Antiochos baba tarfından Persli, anne tarafından Yunan-Makedonyalı idi. Doğu ve batı yakasına da aynı heykelleri, aynı yazıtları koymuştu çünki doğu ile batı kültürünün birleşmesini, belirli günlerde buraya gelen halkın kaynaşıp eğlenmesini,  festivaller düzenlemesini istemişti.

    Bugün de aslında istediği gerçekleşmektedir. Dünyanın birçok yerinden gelen,  farklı  ırktan insanlar,  gün batımını ya da güneşin doğumunu hep birlikte izlemektedirler.

 

    Dünyanın sekizinci harikası olarak bilinen Nemrut dağı, Unesco Dünya Kültür Mirasları listesinde de yer almaktadır.


 

Bu yazı Genel Kültür kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir